|

Sevgi ve Aşk Üzerine…

Değerli okurlar!
İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en büyük özellik düşünmektir. Dünya derdini kavramış insanlara başka dert gerekmez. Hiç düşündünüz mü aynı yıldızların, aynı güneşin altında yaşayan insanlar niçin birbirini boğazlar?
Herkes dünyanın ölümlü olduğunu, bir gün gelip kendisinin, çocuğunun, eşinin, torunlarının, evindeki kedisinin bile kara toprağa gireceğini bilmez mi?
Bu dünyada çalıp çırptığını, yediği yetim haklarını niçin önemsemez?
“Gönlümce çaldım, çırptım; bakalım felek ne çalgılar çalacak benim için.” Diye düşünmez mi bu insanlar? “Düşünse zaten bunları yapar mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Tam tersine, içine kuru odun atılan ocak gibi daha fazla tutuşup, daha fazla çalıp çırpmaya, daha çok can yakmaya başlıyorlar öyle değil mi?

Bir zamanlar yeryüzünde kimsecikler yokmuş. Şimdiyse ne kadar kalabalık dünya… Bundan yüz yıl sonra kim bilir ne kadar kalabalık olacak. O zaman ne olur şu dünyanın hali?
Bu koca dünyayı Adem’in çocukları Habil’le Kabil aralarında bölüşemediler, kıskançlık doğdu, kardeş kardeşi öldürdü.

Şimdilerde daha kötü… Büyüğe saygı yok hepsi huzurevinde.
Küçüğe sevgi yok; ya köşe başında tiner çekiyor, ya da yetim yurdunda. Çocuk sevgisini kaybetmemiş olanlarımızda geçim derdinden, işten eve gelemiyor. Elektrik, su hesaplamaktan hepimiz matematikçi olduk.
Kimisi de çorap değiştirir gibi araba değiştiriyor. Ne bileyim işte kimisi kampanyalı mücevher kuyruğunda, kimisi de ücretsiz dağıtılan yemek kuyruğunda.

Bile bile sırf kendi çıkarları için servet içinde yüzdüğü halde siyaha ak diyenler var. Gözümüzün içine baka baka; “Hiçbir sorun yok, her şey yolunda.” Diyen, güllük gülistanlık tablo çizenlerle, ya da tanesi 25 liraya satılan renkli tuvalet kağıdı arayanlarla ben aynı yerde yaşamıyor muyum? Bir ben mi görüyorum bunları? Yoksa dünya alem dut gibi sarhoş mu? Yüz yıl sonra varın siz düşünün şu dünyanın halini.
Dünyamızda bunca rezillik olduğuna bakılırsa, egemen kesimin hiç adil olmadığı yargısına siz de düşüyor musunuz? Allah tüm kullarına haklarını eşit dağıtıyor da, kötü kullar bu eşitliği bozuyor. Bu insanlar cehennemi yöneten meleklerdir.

Sevgi var ya sevgi, aşk… Karnı tokların, sırtı peklerin uğraşısı… Yani yemen içmen bol olacak, zahmetin olmayacak.
Mecnun’u bir düşünün; Mecnun, bir çoban gibi evinden ocağından ırak düşüp, dağda bayırda koyun otlatsaydı, yazı kışı birbirine karışsaydı, ya da bankalara bir dünya kredi borcu olsaydı halt ederdi de Leyla’ya sevdalanırdı…

Belki de sevda boğaz tokluğundan doğar.
Belki de sorun Mecnun’un gördüklerini benim görememem.
Belki de benim bildiklerimden Mecnun’un haberi olmamış… Benim kaygılarım Mecnun’un yabancısı olmuş. Öyle ya, dünyanın hicrandan başka yarası yok mu?
Dedim ya dünya derdini kavramış insana başka dert gerekmez diye. Şundan eminim; bizi sevgiden bile şüphe ettirenler, eli kanlı, karanlık emelli insanların gücü masumlara yetmiş gibi görünse de; gerçekte yetmemiştir ve yetmeyecektir.
Unutmamak ve unutturmamak dileğiyle…
Nurcan ŞAHİN

0 views 0 views

Share

Kısa URL: http://www.siyasigundem.com/?p=571

Yazar . Oca 15 2012. Kategori Genel. Bu yazıya eklenen yorumları RSS beslemesi üzerinden takit edebilirsiniz RSS 2.0. Yorum yazabilir veya geri izlemede bulunabilirsiniz.

Yorum Yazın

120x600 ad code [Inner pages]

En Son Yorumlananlar

  • Kayzer: Ahlak dışı yorumlar onaylanmamaktadır.
  • adem özen: Fenerbahçe şike yaptı diyorlar şampiyon başkası oluyor.Kardeşim insan şike yapıpta en çok gs...
  • adem özen: Ya arkadaşlar hiçmi vicdanı sızlayan birileri yok saatlerdir verilmeyen golü izliyorum.Vardığım tek sonuç...
  • Enver: Yav beyler siz neyin Kafasında yaşıyonuz.Galatasaray bu sene şampiyonluğu söke söke hk etti.Yok gol müş...
  • bub: utanç verici, şampiyon olmak insanları bu kadar küçültmemeli. galatasarayı da utandırmıştır bence bu resim....